Roma Seyahati Deneyimleri

Yolculuk:

Pegasus ile yaptığımız seyahat ucuz ama çok kalitesiz idi. Diz mesafesi benim gibi 1,78 boyunda olan biri için yetersizdi, bırakın boşluğun az olmasından şikâyet etmeyi, dizim sığmadığı için yana yatık seyahat ettim. Pegasus’ta Cafe uygulaması olduğunu, 300 ml suyun 3 €’ya satıldığını da hatırlatmak da fayda var. Yaklaşık 2,5 saat süren (İstanbul – Roma) yolculuğun ardından Fiumicino hava alanına vardık. Tavsiye olarak ucuza seyahat etmek yerine biraz para kıyıp Türk Hava Yolları ile seyahat etmek daha mantıklı.

Araç Kiralama:

Gitmeden önce rentalcars.com üzerinden araç kiraladım, ödemesini de yaptım, oraya gidince sadece depozito verip aracı aldım. Tam bu noktada kiralık araçların teslim alındığı otoparkın konumuna dikkat etmenizi öneriyorum. Hava alanında görevli personelin yanlış yönlendirmesi ile aracı almak için hava alanı dışına çıktık ve yarım saat boş yere dolanmak zorunda kaldık. Hava alanı ile araç kiralama şirketleri bitişik binaları kullanıyorlar, hava alanından çıkmadan aracınızı teslim alabiliyorsunuz. Araç kiralama şirketlerinin tamamı bir arada bir ofiste hizmet veriyorlar, istediğiniz firmayı seçip kredi kartınızla araç kiralayabiliyorsunuz. Üzerinde İngilizce yazılar bulunan Türk ehliyetimi kabul ettiler, 800 € kadar bir blok ile aracı verdiler. Aracı almak için sözleşme ile otoparka geçiyorsunuz, aracınızı alıp yola koyuluyorsunuz.

Edit: Roma şehir merkezinde araç kiralamanızı kesinlikle tavsiye etmiyorum, seyahat sonrasında tam 4 trafik cezası geldi, dördü de trafiğe kapalı alana girme cezası, halbuki girdiğim tüm caddeler tamamen trafiğe açık, halihazırda trafik akan caddelerdi, üstüne bir de araç kiralama firması AutoEuropa yani diğer adı ile SicilybyCar adlı firma cezadan daha yüksek meblağlı toplam 8 tane yazışma bedeli adı altında fatura kesti. İnternetten biraz araştırınca farkettim ki Roma’da kiralık arabalara ceza kesilmesi gayet rutin bir uygulama imiş, araba kiralayıp ceza kesilmeyen tek bir Allah kulu duymadım, yine internetten araştırınca gayet net görüldü ki araç kiralama firması AutoEuropa yani diğer adı ile SicilybyCar firması da aynı şekilde kiralama sonrası kestiği haksız faturalar ile meşhurmuş. Lütfen Roma’da araba kiralamayın, yürüyün, koşun, illa kiralayacaksanız Hertz gibi uluslararası kaliteli markalardan kiralayın.

Roma’da Trafik:

Kaldığımız otel anayol üzerinde yer aldığı için ilk gün zorlanmadan üç şeritli yoldan otelimize vardık. Tabelalar tamamen İtalyanca, az çok anlaşılıyor ama navigasyon cihazı şart. Ben ücretsiz Nokia Here Maps yükledim telefona, onunla internet kullanmadan tüm tatili tamamladım. Ertesi gün tarihi ve turistik yerleri gezmek için araba ile Roma’nın merkezine kadar gittik. Trafik inanılmaz yoğun, kalabalık ve karmaşık. Şoförlük deneyiminiz zayıfsa Roma şehir merkezinden kesinlikle uzak durmalısınız. Roma’da arabaların %95’i tapon bölgesi vuruk geziyorlar. O kadar çok küçük çaplı kaza oluyor ki artık insanlar arabalarının tekrar tekrar yaptırmaktan bunalmışlar. Araba kiralama firmaları aracı teslim alırken didik didik inceliyorlar, öyle ki küçücük bir iz bile sorun olabiliyor. Özetle; trafik, İstanbul trafiğine benziyor ama daha dikkatsizler. (Kornaya bizden daha çok asılıyorlar)

Otopark başlı başına bir sorun, yer bulamadığımız için trafikte 45 dk. zaman kaybettiğimiz bile oldu. Park edilebilecek yerler mavi dikdörtgenler ile belirlenmiş ve hemen yanı başında bir parkometre bulunuyor, 1 Euro’ya bir saat park edebiliyorsunuz. Arabamı park ettikten sonra diğer araçların camlarına baktım hiç kimse parkometreye para atmamıştı ama ben yine de yabancıyız ne olur ne olmaz diye attım, makbuzu da cama koydum. Mavi ile belirlenmemiş yerlere park etmemelisiniz, çok kişinin bu kurala uymadığını gördüm ama arabanızın çekilmesi gibi büyük bir riski var. Bazı yerlerde sarı boyalı park alanları gördüm, bunlar özel amaçlar için rezerve edilmiş alanlarmış ve maalesef biz turistler bu özel amaç sınıfına girmiyoruz.

Roma’da yakıt çok pahalı, litresi 1,82 €’dan yakıt aldım. Akaryakıt istasyonu çok noktada bulunuyor, dilerseniz self servis, dilerseniz pompacı ile yakıt alabilirsiniz, iki hizmet arasında 0,05 € / lt fark var. LPG istasyonu hiç göremedim, varsa bile Roma merkez ve anayolda yok idi. Yakıt ve trafikten ötürü motosiklet kullanımı müthiş şekilde artmış. Otomobil sayısı kadar motosiklet trafikte sizinle yan yana seyrediyor. Fakat motosiklet kullanıcıları çok pervasızca kullanıyorlar, trafik durduğunda koca koca motosikletlerini birkaç cm boşlukla yanınızdan geçiriyorlar.

Roma’dan Napoli’ye Pompeii’yi görmeye gittik, çok kaliteli bir otobanda seyahat ettik, yaklaşık 200 km’lik bir seyahat oldu. Otoban olunca ücret ödemeniz gerekiyor, bunun için otobana girerken otomatik bir cihazdan ticket alıyorsunuz, çıkış noktanızda ise tahsildarlar bulunuyor, bu noktalara sürerek ticket’ınızı veriyor ve yaptığınız yola göre para ödüyorsunuz, ben 14 € gidiş, 14 € da dönüş için ödedim, ayrıca Pompeii’ye girerken ve çıkarken ilave olarak 3’er € alıyorlar. Hız sınırları ise Türkiye’deki hız sınırları ile aynı.

Konaklama:

B&B Bettini isimli Bed and Breakfast olarak adlandırılan motelde konakladık. Ucuz ve sağlıklı bir konaklama için tavsiye ederim. Kaldığımız yer anayol üzerinde hava alanına 30 km ve şehir merkezine 15 km mesafede idi. Hemen yanı başında otobüs ve metro durakları bulunuyordu, motelin altı ise süper market idi. Bizim gibi iki küçük çocuklar seyahat ediyorsanız bu motel biçilmiş kaftan, çünkü geniş odalar, ortak mutfak evde konaklıyormuş hissi uyandırıyor, diğer türlü küçük bir otel odasında kilitli çocuklarla zaman geçmiyor.

Yemek:

Hemen aklınıza pizza gelmiştir, doğru pizza güzel ama 3 öğün de pizza yenilmez ki, makarna (onlar pasta diyorlar) da var doğru ama pizza hamur makarna hamur derken mideniz çok yoruluyor. Her yerde pizzacı var ve bence pizzaları meşhur olduğu kadar güzel değil, domuz eti kullandıklarından hep vejetaryen pizza yedik ve peynir ile domates sosundan başka bir şey eklemiyorlar. Üstelik bundan da 8 € para alıyorlar. Bir kola 3 €, bir su 1 €, makarna da aynı şekilde 8 €. Yemek pahalı ve lezzetli değildi, damak tadımıza uydukları doğru, nispeten hijyene dikkat ettikleri de doğru ama memleket gibisi yok. Kuru fasulyeye ekmek banıp kuru soğanla yemeyi özledim yeminle. Her taraf da zincir hamburger mağazaları var, dilerseniz buralardan da yiyebilirsiniz ya da bizim gibi yapıp B&B bir motel tutup marketten alışveriş yaparak kendi yemeğinizi de hazırlayabilirsiniz. En iyi pizzayı Napoli meydanında yedik, hamuru harika hazırlanmıştı ama içeriği yine çok zayıftı. Roma’da taş fırında pişmiş pizza daha makbul kabul ediliyor.

Roma dondurması meşhur olur, bir tadına bakalım dedik, Giolitti isimli büyük dondurmacıya gittik, küçük az olur diye orta boy dondurma aldık (3,5 €), almaz olaydık. Hava sıcak ve dondurma gevşek olunca inanılmaz hızlı eridi, üstümüz başımız hep dondurma oldu, tadı harika olsa yine görmezden gelebilirdim ama bence tadı da gayet normal bir dondurma tadında idi. Kurban olduğum maraş dondurmasının yerini hiçbir dondurma tutamaz diyerek yolumuza devam ettik.

Alışveriş:

Roma pahalı bir şehir, kıyafet, elektronik eşya, yiyecek, içecek, yakıt her şey pahalı. Roma’ya gideyim de şöyle güzel bir alışveriş yapayım diyorsanız bence hata yapıyorsunuz. Fakat illa da alışveriş yapmam lazım diyorsanız, büyük alışveriş merkezleri var, anayol üzerinde yer alıyorlar, bunlardan birine gidebilirsiniz, içerisinde onlarca mağaza var, fakat ben fiyatları yüksek buldum. Porta di Roma içerisinde büyük bir market de var, böylece makarna vb alışveriş yapabilirsiniz.

İletişim:

İtalya’da herkes İtalyanca konuşuyor, birçok kişi İngilizce yes ve no’dan başka bir şey bilmiyorlar, tüm tabelalar tek dil ve İtalyanca, bu nedenle beden dili ve sözlük kullanmanız şart.

Elektrik Prizi:

İtalyan priz girişi Türkiye’den de Amerika’dan da farklı, aşağıda fotoğrafını paylaştığım üç yuvarlak girişli priz kullanıyorlar. Türkiye’den götürdüğümüz fişler zorlayarak da olsa prize oturdu ama her yerde bunu yapamayabilirsiniz, bu nedenle mutlaka dönüştürücü yanınızda bulunsun derim ben.

Tarihi ve Turistik Eserler:

Roma’da görülmesi gerekli yerler diye bir Google araması yaparsanız, harika bilgiler bulabilirsiniz, bulacağınız listeler sizi yanıltmasın Roma’nın kendisi olduğu gibi bir kütle olarak tarihi eser, siz bu eserin içerisinde odaları geziyorsunuz sadece, tüm eserleri görmek, gezmek gibi bir şansınız olmayacak bu nedenle üzülmeyin, gezdiğiniz her anın tadını çıkarın, devlet binaları da dahil olmak üzere tamamı 300-500 yıllık binalar ve her biri mükemmel mimariye sahipler. Kollezyum, Vatikan, Dilek Çeşmesi, Pantheon, Hükümet Binası gibi birkaç kült noktayı mutlaka görmek lazım. Kollezyum önünde gladyatör kılıklı yarmalarla mutlaka fotoğraf çektirin, 3-5 € vermeniz yeterli oluyor.

Kollezyum’a girmek için 20 dk. Vatikan’a girmek için 1,5 saat kuyrukta beklemeniz gerekiyor, kuyrukta beklemeden turlarla girmek için 50 € gibi yüksek paralar ödemeniz gerekiyor.

Pompeii:

İtalya’nın Napoli kentinde yer alan bu antik şehir Vezüv volkanının eteklerine kurulmuş. Roma’ya 200 km mesafede bulunan Pompeii’ye biz otomobil ile gittik. Napoli küçük ve şık bir İtalyan şehri, bizim Side’ye benzettik. Pompeii devasa bir arkeolojik alan, birkaç girişi ve çıkışı olan bu alanı bir günde gezmek zor, birkaç gün ayırmanızı tavsiye ederim, yanmış insan bedenlerini görüp çıkayım diyorsanız amfi tiyatro girişinden girip 10 dk’da çıkabilirsiniz. Girişi elbette ücretli, kişi başı 12 € para ödedik girmek için. Yürüyüş yolları antik olduğu için büyük taşlarla yapılmış ve bebek arabası ile gezmek neredeyse imkânsız, yönlendirmeler çok yetersiz olduğu için mutlaka önceden hazırlanmalı ve bir harita edinmelisiniz. Pompeii meydanında arkanıza Vezüv’ü de alarak fotoğraf çektirmeyi sakın unutmayın. Aracınız varsa saati 2,5 €’dan otoparka girebiliyorsunuz, gezi boyunca alanda çeşmeler var, sıcak olsa da su tedarikinizi buralardan yapabilirsiniz.

IMG_3577 IMG_3580 IMG_3589 IMG_3592 IMG_3595 IMG_3607 IMG_3616 IMG_3617 IMG_3625 IMG_3629 IMG_3635 IMG_3638 IMG_3644 IMG_3658 IMG_6240 IMG_6242

Add a Comment